İKÇÜ'DEN HABERLER
daha fazlası>
  • DEVAMINI OKUYUN
    4 Gün Önce
    “Yerli ve milli olan her etkinliğe varız”

    “Yerli ve milli olan her etkinliğe varız”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç, üniversitede faaliyet gösteren öğrenci topluluklarının başkanları ile bir araya geldi. Rektör Prof.Dr. Tokaç, topluluklara mensup öğrencileri dinleyerek İKÇÜ adına faydalı her türlü etkinliğe destek olma sözü verdi.

    İKÇÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları, Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç’ı ziyaret etti. Rektörlük Toplantı Salonunda gerçekleşen buluşmada, Genel Sekreter Nurettin Memur, SKS Daire Başkanı Akif Savaş, Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can da hazır bulundu.

    “Talepleri hassasiyetle ele alıyoruz”

    Toplantının başında topluluklar hakkında kısa bir bilgi veren SKS Daire Başkanı Akif Savaş, topluluk faaliyetlerini imkânlar dâhilinde desteklemeye devam ettiklerini söyledi. Savaş, “ Geniş yelpazede çalışmalar yürüten topluluklarımız var. SKS olarak gerek planlama gerekse de lojistik anlamda bizlere verilen yetkiler çerçevesinde öğrencilerimize destek oluyoruz.  Bizlerin göremediği ya da yetişemediğimiz noktalar olabilir. Bunları tespit etmek için değerli öğrencilerimizle devamlı iletişim halindeyiz. Onlardan gelen talepleri hassasiyetle dinliyoruz.” dedi.

    “Yerli ve milli olan her etkinliğe varız”

    Rektör Prof.Dr. Tokaç ise planlanan etkinliklerin profili ne kadar geniş olursa olsun; İKÇÜ yararına, toplum yararına olan her projede, yönetimin öğrencilere olan desteğinin tam olduğunu vurguladı. Bu noktada bazı kırmızı çizgilerinin olduğunu da hatırlatan Prof.Dr. Tokaç, “Planladığınız etkinliklerin profili dilediğiniz kadar geniş olabilir. Ama yerli ve milli olmayan hiçbir şeye desteğimiz olamaz. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, bunlar bizim yargılayacağımız şeyler değildir. Bizi ilgilendiren tek şey, üniversite içinde, bu güzel toplum içinde, barışçıl bir atmosferde hep birlikte mutlu olmak. Temel hedefimiz üniversitemiz ve toplumumuzun kalkınmasına, gelişmesine, yükselmesine katkı sağlamak. Bizlerin sizlerden tek beklentisi bu.” şeklinde konuştu.

    “Topluluklar üretme kültürüne katkı sunar”

    Öğrencilik hayatını, sadece dersler bağlamında ele almanın ötesine geçip hayatta tecrübeler ve kazanımlar elde etmek olarak özetleyen Rektör Prof.Dr. Tokaç,  bu açıdan toplulukların önemine dikkat çekerek “Hem meslek başarılarınız hem de sosyal başarılarınız bizim için çok önemli. Topluluk aynı ilgi alanına sahip öğrencilerin bir araya gelip birlikte bir şeyler yapma iradesini ortaya koyar. Birlik oluşturma ruhu oluşturarak birlikte çalışma, üretme kültürüne katkı sunar. Öğrenci topluluklarımızdan geniş katılımlı etkinlikler yapmasını bekliyorum.” dedi.

    Toplantıda topluluk yöneticileri teker teker söz alarak önümüzdeki süreçte planladıkları faaliyetlerle ilgili bilgi verdi.

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    8 Gün Önce
    İKÇÜ İS-MER ÖLÇME DEĞERLENDİRME EĞİTİMLERİNE BAŞLADI

    İKÇÜ İS-MER ÖLÇME DEĞERLENDİRME EĞİTİMLERİNE BAŞLADI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İstatistik, Danışmanlık, Ölçme ve Değerlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (İS-MER) ve Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı işbirliği ile öğretim üyelerine yönelik “Ölçme Değerlendirme Eğitimi” düzenledi.

    İKÇÜ Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Funda Tengiz, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hizmetleri M.Y.O’ dan Yrd. Doç. Dr. Esin Ergönül, Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Selcen Öncü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Öğr. Gör. Dr. Nilüfer Demiral Yılmaz'ın eğitici olarak yer aldığı eğitime, Eczacılık, Sağlık Bilimleri ve Tıp Fakültesinden 23 öğretim üyesi katıldı.

    Eğitim ile ilgili bilgi veren İS-MER Müdürü ve Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ferhan Elmalı, üniversitedeki eğitim kalitesinin arttırılması ve sürdürülebilir kalitenin sağlanması amacıyla yola çıktıklarını kaydetti.

    “Ölçme ve değerlendirme çalışmalarının niteliği artacak”

    Doç.Dr. Elmalı, merkezin faaliyet alanlarını özetledi: “Üniversite mensupları, kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör veya tüzel kişilerin yürütecekleri uygulamalı araştırmaların planlanması, kamuoyu değerlendirmeleri, alan çalışmaları ve etüt projeleri yapmak, faaliyet alanımız içerisinde yer alıyor. Ayrıca istatistiksel değerlendirmelerde bulunarak danışmanlık hizmeti vermeyi planlamaktayız. Üniversiteye bağlı birimlerde yürütülen ölçme ve değerlendirme çalışmalarının niteliğini yükseltici çalışmalara da başladık. Eğitimimize katılan öğretim üyelerimiz bu eğitimlerin eğiticilik becerilerini geliştireceğini ve nitelikli sınama yöntemlerini hayata geçirmek için iyi bir başlangıç olacağını düşündüklerini belirtti. Bu seviyedeki eğitimlerimizi 7 Aralık 2017 ve 12 Ocak 2018 tarihlerinde tekrarlayarak farklı konu başlıklarında eğitim organizasyonlarını da yakın gelecekte hayata geçireceğiz”

  • DEVAMINI OKUYUN
    11 Gün Önce
    İKÇÜ ATASINI SAYGIYLA ANDI

    İKÇÜ ATASINI SAYGIYLA ANDI

    Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk,  İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde düzenlenen törenle anıldı. Ebediyete intikalinin 79. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma ve Çelenk Sunma Töreni, Rektörlük Atatürk Büstü önünde gerçekleştirildi.

    Törene Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Turan Gökçe, Prof.Dr. Saffet Köse, Prof.Dr. Adnan Kaya, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ertuğrul Deliktaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fikri Salman, Orman Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nihat Sami Çetin, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Semih Engin, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Ahmet Koyu, Sağlık Hizmetleri M.Y.O. Müdürü Yrd.Doç.Dr. Mustafa Soyöz, Genel Sekreter Vekili Enes Uzun, Dekan Yardımcıları, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    Atatürk Büstüne çelenk bırakılmasıyla başlayan tören, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşının okunmasıyla sona erdi.

    Cumhuriyet Meydanı'ndaki törene ise İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep ile milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı. Buradaki törende İKÇÜ Rektörü Prof.Dr.Mehmet Tokaç da hazır bulundu.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından göndere çekilen bayrak yarıya indirildi.

    İKÇÜ ailesi olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete intikalinin 79. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    13 Gün Önce
    Bu sergi görünenden ibaret değil!

    Bu sergi görünenden ibaret değil!

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü’nün, toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla açtığı reklam sergisi, “artırılmış gerçeklik” uygulamasıyla büyük ilgi çekti.

    İKÇÜ B Blok derslikleri fuayesinde 10 Kasım tarihine dek görülebilecek “Sorumluyuz” başlıklı sergide ziyaretçiler sadece afişlere bakmıyor, aynı zamanda artırılmış gerçeklik uygulaması sayesinde afişler canlanıyor, ses ve görüntünün de eşlik ettiği dinamik ve gerçek zamanlı bir deneyim yaşanıyor.  Böylece kadına yönelik şiddet, trafik kazaları, sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, çocuk gelinler, hayvan hakları, bireysel silahlanma ve obezite gibi önemli toplumsal sorunlara ilişkin mesajlar verilirken, sosyal sorumluluk reklamları akıllı cihazlarda canlanıp izleyiciye hemen orada tecrübe edebilecekleri bir deneyim de yaşatıyor.

    Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Elemanı Erdem Geçit’in tamamı özgün 21 reklam tasarımından oluşan sergi, toplumsal sorunlara dikkat çekerek izleyicileri bu sorunların çözümü için harekete geçmeye davet ediyor. İKÇÜ Rektör Yardımcısı ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Gökçe, Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Burcu Öksüz, bölüm öğretim üyeleri ve öğrencilerinin katılımıyla açılan serginin, yakın zamanda üniversitenin web sitesi üzerinden online olarak da ziyaret edilebilmesi hedefleniyor.

    Sergi hakkında bilgi veren Erdem Geçit, günümüz izleyicisinin fiziksel olarak gördüklerinin ötesinde daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğuna işaret ederek, özellikle kadına şiddet gibi sorunların aktarılmasında “akıllı cihazlar aracılığıyla sanal gerçeklikle fiziksel gerçekliği harmanlayan” deneyimin çok daha sarsıcı ve dikkat çekici olduğunu hatırlattı. Bu nedenle 21 reklam tasarımından 10’unda artırılmış gerçeklik uyguladığını aktaran Geçit, “Sağlık, çevre, insan ve hayvan hakları, şiddet, bağımlılıklar başlıkları altında topladığım afişlerin aynı zamanda video olarak da izlenilmesi katılımcı üzerinde daha fazla bir etkiye yol açıyor. Sergiye ayıracağınız bir yarım saat, dünyanın çözüm bulmakta zorlandığı sorunlarla ilgili bizleri bir kez daha düşünmeye ve hassasiyete itecektir” diye konuştu.

    Medya ve İletişim Bölümü’nce böylesine duyarlı bir sergiye imza atılmasından duyduğu mutluluğu paylaşan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe ise, “Bir yandan eğitim kadromuzu güçlendirirken diğer taraftan uygulama altyapımızı da genişletiyoruz. Bu noktada Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerimiz, yakın süreçte faaliyete geçecek Medya Merkezi ile eğitimlerini pratik olarak da destekleme imkanına sahip olacak” dedi.

    Prof.Dr.Gökçe, “Sergi, bağımlılığa gönderme yapılan bir temaya sahip. Bağımlılıkların bireyleri teslim alarak kötü neticelere sebep olması, çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilmiş. Amaç, insanları birçok sosyal konuda harekete geçirmek ve bazen yalnızca farkındalık yaratmak olsa bile, bu tür reklamlar bireyler üzerinde anlamlı değişiklikler yaptırabilmek açısından önemlidir” diyen Prof. Dr. Gökçe,  sözlerini şöyle sürdürdü: “İzleyenleri hem o an hem de bilinçaltlarında sürekli etki altında tutmayı amaçlayan bu görseller, insanların hem kendilerine hem de çevreye karşı daha duyarlı ve bilinçli olmasını yinelemektedir. Toplumun tamamını ilgilendiren ve izleyenler üzerinde güçlü etkiler bırakan bu afişleri sürekli ziyaret edilebilir hale getirirsek çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğiz.” şeklinde konuştu.

  • DEVAMINI OKUYUN
    13 Gün Önce
    “İKÇÜ ÜBYS’den yüz binlik başarı”

    “İKÇÜ ÜBYS’den yüz binlik başarı”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ‘Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi’(ÜBYS) sempozyumuna ev sahipliği yaptı. Türkiye genelinden 15 üniversitenin misafir edildiği sempozyum, Kuşadası’nda gerçekleştirildi.

    Kalkınma Bakanlığı destekli bir yazılım projesi olan, yazılım testleri TÜBİTAK BİLGEM ve TSE tarafından yapılan ‘Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi’ üniversitelerin tüm idari ve akademik süreçlerini kapsayacak şekilde kullanıcılara kolaylık sağlamaya devam ediyor.

    İKÇÜ’lü bilgi işlem personeli tarafından, üniversitelerdeki bürokratik karmaşaların önüne geçmek, zamandan tasarruf sağlamak ve işlerin hızlı çözümünü sağlamak amacıyla geliştirilen, belgeleri tek tuşla elektronik belge yönetim sistemine yönlendiren “Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi” 15 üniversiteye daha tanıtıldı. Katılımcı üniversiteler, üniversite bilgi yönetim sistemini tanıdı, modül tanıtımlarına katılarak ÜBYS hakkında detaylı bilgi edindi.

    Sempozyuma, İKÇÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Uzm.Fatih Tunçez ev sahipliği yaparken; Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Kaya, Genel Sekreter Nurettin Memur, Kalkınma Bakanlığı Eğitim ve Kültür Dairesi Başkanı Mehmet Yavuz, Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi(ULAKBİM) Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu, TÜBİTAK-BİLGEM’den Başuzman Araştırmacı Dr. Savaş Öztürk ile çok sayıda konuk üniversitenin akademik ve idari personeli katıldı.

    “Üniversiteler ortak yazılım kullanmalı”  

    Sempozyumun açış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç, Bilgi Yönetim Sistemleri konusunda hassas bir şekilde çalıştıklarını vurguladı. Üniversitelerin birbirinden bağımsız ve entegre olmayan yazılımlar kullandığına dikkat çeken Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Tek bir noktadan yönetilemeyen, birbirleriyle entegre çalışmayan yazılımlar üniversiteler için büyük bir problem haline gelmiştir. Kalkınma Bakanlığından destek alarak geliştirdiğimiz Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi bu soruna çözüm sunmaktadır. Projemizde 30 modül tamamlanmış ve kullanılır durumdadır. Geliştirilen tüm modüller birbiri ile entegre çalışmaktadır. Bu sayede üniversitenin tüm süreçleri, tek bir uygulama üzerinde toplanarak amacına ulaşmıştır. İKÇÜ olarak projemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

    “İKÇÜ ÜBYS kullanıcısı yüz bini aştı”

    Sistemin ilk olarak kamuoyuna tanıtıldığı 2014 yılından bu yana üniversitelerdeki kullanıcı rakamının yüz bini geçtiğini söyleyen İKÇÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Fatih Tunçez ise  ÜBYS’nin kolaylıklarına değindi. Tunçez,” Tüm modüllerin birbiri ile bütünleşik çalışması, esnek ve tüm üniversitelere uyarlanabilir olmasının yanı sıra TÜBİTAK tarafından Kalite ve Güvenilirlik testlerinden geçtiği önemli bir noktadır. Elektronik Belge Yönetim Sistemimiz ile TSE standardını Türkiye’ de ilk alan devlet kurumudur.  Sistem, öğrenci ve personel dahil olmak üzere İKÇÜ’de, 19.691 kullanıcıya, Bartın Üniversitesi’nde 33.965 kullanıcıya Ardahan Üniversitesi’nde 37.833 kullanıcıya, Yalova Üniversitesinde ise 16.058 kullanıcıya hizmet vermektedir. Yüz bini aşan kullanıcılarımıza yakın bir süreçte, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’ni de katmanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu.

    “İKÇÜ projeye devam ettikçe destekleriz”

    Kalkınma Bakanlığı Eğitim ve Kültür Dairesi Başkanı Mehmet Yavuz da, İKÇÜ ÜBYS’nin Bakanlık tarafından 2011 yılından bu yana desteklenen önemli bir üniversite yazılım projesi olduğuna dikkat çekti. Yavuz ayrıca E-kampüs tanımının üniversitelerde hayata geçirilmesi ve ÜBYS’nin yaygınlaştırılması gerektiği konularına da vurgu yaparak; İKÇÜ’nün projenin devamlılığını sürdürme hedefinde olduğu sürece Kalkınma Bakanlığı olarak desteklerine devam edeceklerini belirtti.

    “Kolay kullanım, basit arayüz”

    ÜBYS’nin geçen süreçlerde kendini devamlı geliştiren bir yazılım olduğuna işaret eden Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu da tüm modüllerin kullanıcılara büyük kolaylık sağladığını kaydetti. Satoğlu, “Modüllerin üniversitelerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak geliştirilmesi oldukça faydalıdır.  Başarılı bir örnek olan İKÇÜ ÜBYS’nin sürdürülebilmesini önemsiyor, emeği geçen çalışanları tebrik ediyoruz” dedi.

    “Tüm testleri başarıyla geçti”

    Sistemin, kurumlarınca uygulanan yazılım testleri, kalite analizleri ve kullanılabilirlik değerlendirme süreçlerini başarıyla geçtiğini ifade eden TÜBİTAK-BİLGEM Başuzman ve Araştırmacı Dr. Savaş Öztürk de ÜBYS’nin başarılı bir grafik çizmeye devam ettiğini aktardı.

  • DEVAMINI OKUYUN
    13 Gün Önce
    GENÇ TIPÇILARIN  “BEYAZ ÖNLÜK” HEYECANI

    GENÇ TIPÇILARIN  “BEYAZ ÖNLÜK” HEYECANI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, 133 öğrenci beyaz önlük giyerek hekimliğe ilk adımı attı. İzmir Demokrasi Üniversitesi’nde eğitime başlayan ilk Tıp öğrencileri de önlük giyme heyecanı yaşadı. Genç hekim adaylarının coşkusuna salonu dolduran aileler ortak oldu.

    “Beyaz Önlük Giydirme" töreniyle Tıp öğrencilerinin hekimliğe ilk adım attığı tören, Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökhan Köylüoğlu ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

    Törene Rektör Prof.Dr.Mehmet Tokaç, Kurucu Rektör Prof.Dr.Galip Akhan, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Saffet Köse, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Bumin Nuri Dündar, İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof.Dr.Tijen Kaya Temiz, Prof.Dr.Mustafa Özmen, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Koyu, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr.Hurşit Apa, akademisyenler, öğrenciler ile aileler katıldı.

    Ülkemizin en iyi hastanelerinden aldığımız güçle…

    Törende konuşan İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökhan Köylüoğlu, toplam 916 tıp öğrencisine ulaştıkları altı yılda çok önemli mesafelerden geçildiğini söyledi. Hem İzmir’in hem de ülkemizin en büyük hastanelerinden alınan güçle fakültelerinin yapılandırılmasının tamamlandığını ifade eden Prof.Dr.Köylüoğlu, “Eğitim ve öğretimde derslikleri, laboratuvarları, hastaneleri ve öğretim elemanları bakımından yapılanmamız tamamlamıştır. 3,4,5 ve 6. sınıflarımız İKÇÜ Atatürk ve Tepecik EAH’de eğitim görmektedir. Her iki hastanemiz de, üniversitemizle Sağlık Bakanlığı arasındaki afiliasyon anlaşması kapsamında çalışan, 1000 yatak kapasitesi üzerinde, hem İzmir’in hem de ülkemizin en büyük hastaneleri arasında sayılmaktadır.” dedi.

    Buluşunuz milyonlarca hastanın hayatını değiştirsin.

    Öğrencilere hayatları boyunca  hiç bitmeyecek bir öğrenme sürecine girdiklerini hatırlatan Prof.Dr.Köylüoğlu, gençlere hayallerinin peşinde koşmalarını öğütledi. Prof.Dr.Köylüoğlu, “Tıp o kadar hızla ilerliyor ve bilgi birikimi o kadar muazzam artıyor ki; okumayan ve araştırmayan hekimin işini doğru yaptığı söylenemez. İyi bir hekim, iyi bir cerrah, iyi bir dâhiliyeci veya iyi bir bilim adamı olmayı hayal ediniz. Öyle bir buluş yapın ki; torunlarınız dedelerini anlatsınlar, ya da milyonlarca hastanın hayatını değiştirin. Öyle iyi bir hekim olun ki; tedavi edip hayatını kurtardığınız bir hastanın minnettarlığı bile, sizin için, her şeyin ötesinde bir kıymet ifade etsin. Diğer hiçbir meslekte bulamayacağınız kadar manevi tatmin imkânı bulacağınız bir mesleğe adım atıyorsunuz.” dedi.

    Başkaları sizin adınıza karar vermesin.

    Rektör Prof.Dr.Mehmet Tokaç ise hekimliğin idealist insanların yapabileceği bir meslek olduğunun altını çizdi. “Her şeyden önce kendinize güvenin.” diyerek gençlere seslenen Prof.Dr.Tokaç, genç hekimlerin başarılılarının İKÇÜ’nün başarısı olacağını vurguladı. Prof.Dr.Tokaç, “Ben her şeyi yapabilirim azmiyle yola çıkın. Çünkü herkesin yaptığından daha iyisini sizler de yapabilirsiniz. Kararlarınızı çok fazla kimseyle istişare edin. Ama en son noktadaki kararınız sizin kararınız olsun. Özgür iradenizle karar verin. Başkaları sizin adınıza karar vermesin. Kuruluş aşamalarını çok hızlı geçen bir üniversiteyiz. Bu hızla devam edersek kısa sürede üst seviyelere çıkmaya devam edeceğiz. Siz ailelerimizin de destekleriyle öğrencilerimiz buradan mezun olurken hepimizin gururu olacaktır. ” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından 133 tıp öğrencisi, Dekan Prof.Dr. Gökhan Köylüoğlu’nun eşliğinde fakülte andı içerek mesleklerine ilk adımı attı.

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    15 Gün Önce
    İKÇÜ Turizm Öğrencisine İstihdam Fırsatı

    İKÇÜ Turizm Öğrencisine İstihdam Fırsatı

    İzmir’de kurulan ve Turizm İşletmeciliği ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümlerinde %100 İngilizce eğitim veren ilk Turizm Fakültesi özelliğini taşıyan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi, öğrencilerinin mezun olduktan sonra kariyer planlaması adına sektörle önemli bir iş birliği protokolüne imza attı.

    Sektörün önde gelen otelleri, turizm acentaları, restoranlarının temsilcilerinin katıldığı  "Üniversite Sektör İşbirliği İyi Niyet Protokolü “ne göre taraflar, akademik ve sektörel deneyimlerini birbirlerine aktararak, öğrencilerin iş ve staj olanakları konusunda paylaşımda bulunacak.

    İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba’nın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Adnan Kaya, İzmir Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı’nın yanı sıra; toplam 20 farklı hizmet sektöründen gelen otel, restoran, seyahat acentaları adına üst düzey temsilciler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

    “Öğrencilerimize istihdam kapıları açılacak”

    Törenin açış konuşmasını gerçekleştiren İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba, sektörle imzalanan protokollerin öğrencilerin gelişimine olan katkısına dikkat çekti. Prof.Dr.Akbaba, “Sektörle iç içe olmak, her alanda işbirliği yapmak, kesintisiz bilgi alış verişi sağlamak, yerinde, gerçek ortamında deneyimlemek, ortak bilimsel çalışmalar, proje çalışmaları yapmak amaçlarımız arasındadır. Umarım burada imzaladığımız protokol çok verimli işbirlikleri için bir temel oluşturur. Burada bulunan sektörümüzün değerli temsilcileri, öğrencilerimiz ve kurumumuz için güzel iş birliklerinin tohumunu ekmiş ve kıvılcımını tutuşturmuş oluruz. Bu başlangıçla birlikte öğrencilerimiz için staj olanakları, istihdam fırsatları, eğitim, ortak projeler geliştirme, bilgi alış verişi gibi birçok konuda işbirliğimizin hızla gelişmesini, diğer işletmeler ve eğitim kurumları için güzel bir örnek teşkil etmesini diliyorum.” dedi.

    “Üniversitelerde üretilen bilgi sektörle buluşmalı”

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Kaya da okullu bir sektör haline gelebilmenin önemine işaret etti. Prof.Dr. Kaya, “Genç turizmcilerin eğitimleri boyunca maksimum sayıda örnek turistik işletmeyi ziyaret etmeleri ve yöneticileri ile tanışmaları sektör için oldukça önemlidir. Genç bir turizmci, turizm fakültesini bitirdiği gün eğer sadece staj yaptığı iki veya üç tesisi görmüş ise bu yetersizdir. Bu noktada sektör temsilcilerimizin desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır. Turizm alanında üniversitelerde üretilen bilginin sektörün deneyimiyle birleştirilmesinin önemi kalite standartlarının artması açısından yadsınamaz. Bu hem fakültelerin gelişimi, hem sektörün daha da üst seviyeye gelmesi, sonuç olarak da ülke ekonomimize turizmden gelen katkının artması açısından çok hassas bir noktadır.” şeklinde konuştu.

    “Turizm gittiği yere barışı götürür”

    İzmir Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı, turizmin hassas bir sektör olduğunu belirtti, yaşanan en ufak olumsuz gelişmenin tüm sektöre yansıdığını dile getirdi. Taşbaşı, “Bulaşıcı hastalık olur, bir bakarsınız orda turizm aşağı doğru gitmiş, en ufak bir terör olayı olur, turizm olumsuz etkilenir. Aslında turizm barış sektörüdür, sağlık sektörüdür, huzur sektörüdür, gittiği yere barış götürür, huzur götürür, çünkü parayı götürür, ekonomik gelişmeyi götürür, sosyal refahı götürür. Yaşamsal olarak insanların arasında kültürel ilişkiyi sağlar. Örneğin gastronomi öğrencilerimizin ürettiği yemekleri turistler deneyecek. Gittiğimiz ülkelerin farklı yemeklerini de bizler yiyeceğiz. İşte bu yüzden turizm bir kültürel iletişim sektörüdür. İnsanların kucaklaşmasını, barışmasını sağlayan bir sektördür.”diye konuştu.

    “Misafirlerimizi güzel ağırlamalıyız”

    “Turizm geleceğimiz,  insanımızın geleceği turizmdedir. ”diyerek turizme verilen önemin toplumsal bazda değerlendirilmesine vurgu yapan Vali Yardımcısı Taşbaşı, “ Turizm topyekûn bir seferberlik gerektirir. Bir turist, bir ülkeye geldiğinde havaalanında ilk karşılaştığı kişi pasaport polisidir Ondan sonra taksici ile karşılaşır. Otelde bel boy karşılar. Sokağa çıkar satıcıyla karşılaşır. Tanımadığı insanlar onu evinde misafir eder. Turistler sokaklarımızda dolaşır. Onun için çevremizi temiz tutmalı, gelecek misafirlerimize iyi hazırlanmalıyız.” dedi.

    İKÇÜ Turizm Fakültesi’ni sektörle attığı adımlar için tebrik eden Taşbaşı, mezun öğrencilerin istihdama katkı sağlaması adına önemli girişimler yapıldığını ifade etti. Taşbaşı, “Özellikle öğrencilerin hem staj hem de okullarından mezun olduklarındaki işe yerleşme süreçlerine fayda sağlayacak önemli bir protokole imza atıyoruz. Ayrıca sektörle kurulan bu iş birlikleri sayesinde onların ihtiyaç duydukları bölümler hakkında fakültemiz eğitim faaliyetlerini güçlendirmektedir. “ şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Üniversite Sektör İş Birliği İyi Niyet Protokolü taraflar tarafından imzalandı.

     

     

     

    Protokole imza atan firmalar

             Rixos Premium Bodrum       

             Selge Beach Resort & Spa Hotel

             Wyndham Grand İzmir Özdilek

             Best Western Premier Karşıyaka      

             Four Points by Sheraton Izmir  

             Hanedan Beach Hotel Foca

             Göçtur Turizm Yatırım A.Ş.

             DoubleTree by Hilton Hotel Kusadasi  

             Pine Bay Holiday Resort

             Blanca Hotel

             Siesta Apart Hotel

             Pronto Tur

             Pagos Turizm

             Setur

             Ağam Baklavaları

             Susitaş A.Ş.

             Köfteci Yusuf                       

             Sedaca Culinary Arts

             O.Y. Consultant Otel Danışmanlık ve Dijital Medya Çözümleri

             Beğendik Abi Lokantası

     

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    19 Gün Önce
    TÜRKÇE İKÇÜ’DE DİLE GELDİ

    TÜRKÇE İKÇÜ’DE DİLE GELDİ

    T. C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ilan edilen 2017 Türk Dili Yılı etkinlikleri, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen bir panelle, İzmir’e taşındı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı ve YÖK Üyesi Prof. Dr. Hayati Develi ile Ege Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Prof. Dr. Mustafa Öner’in konuşmacı olarak katıldığı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömür Ceylan’ın ise yürütücülüğünü üstlendiği “Kadim Bir Medeniyet Dili Olarak Türkçe” paneli, İKÇÜ Ana Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Etkinliği, Rektör Prof. Dr. Mehmet Tokaç, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci takip etti.  Program, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından 2017 Türk Dili Yılı’na özel hazırlanan videonun gösterimi ile başladı.

    REKTÖR TOKAÇ’TAN GENÇLERE UYARI

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mehmet Tokaç, salonu dolduran yüzlerce öğrenciye, kariyeri boyunca yaşadığı dil deneyimlerini aktardı ve onlara çok önemli uyarılarda bulundu: “Dilimizi ancak çalışarak, üreterek ve ürettiklerimizi tüm insanlığın hizmetine Türkçe sunarak koruyabiliriz. Sizden en büyük beklentim, bu bilinçle ve ciddi anlamda çalışmanızdır.”  

    “YOZLAŞMAYAN DEĞERLER DE VAR”

    Panelin yürütücülüğünü üstlenen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömür Ceylan ise “Köksüz, savruk, müdahaleye açık bireyler ve toplumlar yetiştirmeye büyük bütçeler ve büyük tasarımlarla devam ediliyor. Modern dünyanın bize gösterdiği refah hedeflerine ulaşmak için büyük bir hevesle koşuyoruz. Nefes nefese çıktığımız bu koşu içinde ne dönüp kendimize bakmaya, ne de bu değişimin akış hızını aklı başında bir biçimde kavramaya vaktimiz var. Hâlbuki dünya, hâlâ binlerce yıl önceki hızı ve açısıyla dönmeye devam ediyor. Değişimin yozlaşmayla eş değer kabul edilmeye başlandığı bu yaşlı gezegende, değişen ama yozlaşmayan değerler de var. 1300 yıldır yazılı metinler üzerinden takip edilebilen Türkçe, kadim bir medeniyet dili olarak işte bu değerlerin başında gelir.” cümleleriyle, panelin açılışını gerçekleştirdi.

    “DİLİMİZ KİMLİĞİMİZDİR”

    Ege Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Prof. Dr. Mustafa Öner, yaptıkları sunumlarla, 12 milyon kilometrekarelik dünya coğrafyasında yüz milyonlarca insan tarafından konuşulan Türkçenin, asırlar boyu nasıl bu kadar diri ve yeni kalmayı başardığının cevabını aradılar. Dilin sosyolojik değer ve karşılığı, dil-medeniyet ilişkisi, Türkçenin tarihi coğrafyası, diğer dillerle münasebetleri ve yaşayan dünya dillerine Türkçeden geçen binlerce sözcük, çarpıcı örneklerle dinleyicilere aktarıldı.

    “DİL ELDEN GİDİYOR MU?”

    YÖK Üyesi Prof. Dr. Hayati Develi ise konuya çok farklı bir açıdan yaklaştı. Prof. Dr. Develi, “Dil elden gidiyor mu?” sorusunu gündeme getirerek şöyle konuştu: “Türkçe birtakım tehditlerle karşı karşıya olmakla birlikte, elden gitmiyor. En güçlü zamanlarından birini yaşıyor. Belki Türk halkları tarihte hiçbir zaman bu kadar sıkı ve yakın ilişkiler içinde olmadı. Kelimelerin renginin ne olduğunun önemi yok. Önemli olan o kelimelerle ne yaptığınız. Bütün olarak, dille bilim üretme yarışında olmamız lazım. Her alanda Türkçe eğitim yapıyoruz; eğer bilimsel teknoloji üretme sürecine girebilirsek, dünyaya bilim ve dolayısıyla kelime transfer eder hale geliriz. 10 bin kadar kelimemiz var dünyaya yayılan. Yabancı kelimeleri dil kirlenmesi olarak görmek, bizim dünyamızı daraltır.”

     

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    25 Gün Önce
    REKTÖR TOKAÇ, ÖĞRENCİ KONSEYİ İLE BİR ARAYA GELDİ

    REKTÖR TOKAÇ, ÖĞRENCİ KONSEYİ İLE BİR ARAYA GELDİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Tokaç, Öğrenci Konseyi Başkanlığı yönetimiyle bir araya geldi.

    Genel Sekreterliğin düzenlediği kahvaltılı toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.Saffet Köse, Prof.Dr.Adnan Kaya, Genel Sekreter V. Nurettin Memur, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun, Konsey Başkanı Enes Hoyladı,  Konsey Saymanı Sosyal Beşeri Bilimler Fakültesi Temsilcisi Gamze Kılıç, Konsey Eğitim Sorumlusu Turizm Fakültesi Temsilcisi İbrahim Okşar katıldı.

    Yönetime tam destek

    Genel Sekreterliğe bağlı olarak faaliyetlerine devam eden İKÇÜ Öğrenci Konseyi'nin faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Başkan Hoyladı, göreve yeni atanması nedeniyle Rektör Prof.Dr.Tokaç’a başarılar diledi. Öğrenci Temsilcileri olarak yönetim ile işbirliği içinde çalışmalarına devam edeceklerini söyleyen Hoyladı, öğrencilerin akademik kariyer hedefine yönelik başlatacakları çalışmalarla ilgili yönetimden destek istedi.

    “Tek amacımız sizlere daha iyi bir gelecek sağlamak”

    Öğrenci odaklı bir üniversite olduklarını vurgulayan Rektör Prof.Dr.Mehmet Tokaç ise İKÇÜ’nün daha iyi bir noktaya gelebilmesi için öğrenci-yönetim arasında kurulan iletişimin önemini vurguladı.

    Yönetim olarak öğrenci konseyi ve öğrenci toplulukları arasında yapılacak iş birliklerine her daim destek olacaklarını belirten Rektör Prof.Dr.Tokaç, “Amacımız sizlere iyi bir gelecek sağlamaktır. Güçlü bir Türkiye için iyi yetişmiş bir gençliğe ihtiyacımız var. Sizlerden gelen istekler bizler için çok önemli. Yalnızca eğitim – öğretimin değil, sosyal ve kültürel faaliyetlerin de başarıyla yürütülmesi açısından öğrencilerimizin desteğine, sizlerden gelecek önerilere ihtiyacımız var.” diye konuştu.

     

  • Turizm Fakültesi İlk Kitabını Çıkardı

    Turizm Fakültesi İlk Kitabını Çıkardı

    Editörlüğünü İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba ve Öğretim Üyeleri, Doç. Dr. Zafer Öter, Doç. Dr. Mehmet Emre Güler ve Doç. Dr. Volkan Altıntaş’ın yaptığı, Fakülte Öğretim Üyelerinin bölüm yazarları olarak yer aldığı “Turizm İşletmeciliği Endüstriyel ve Yönetsel Boyutlar” adlı kitap raflarda yerini aldı.

    İKÇÜ’ de bir ilki gerçekleştiren Turizm Fakültesi öğretim üyelerince hazırlanan ders kitabı, Türkiye’nin her üniversitesinde kullanılabilecek bir ders kitabı olma özelliğini taşıyor.

    Rektör Prof.Dr.Mehmet Tokaç’ı makamında ziyaret eden Dekan Prof.Dr.Akbaba ve editör akademisyenler İKÇÜ adına gerçekleştirilen bu akademik başarının heyecanını paylaştılar.

    “Sektöre de önemli bir katkı”

    Rektör Prof.Dr.Tokaç, İKÇÜ’lü akademisyenler tarafından hazırlanarak akademik hayata kazandırılan ders kitabının bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, Turizm Fakültesi’ni başarılı çalışmalarından dolayı kutladı. İKÇÜ’de eğitim ve bilimsel alanda önemli gelişmeler yaşandığına dikkati çeken Prof.Dr.Tokaç, “Turizm ülkemiz için oldukça önemli bir sektör. Sektöre yapılan her katkı büyük önem arz etmektedir. Hazırlanan bu eserden turistik işletmelerin de faydalanacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

    Kitap hakkında bilgi veren İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba da kitabın iki ana bölüm altında toplanan 18 başlık içerdiğini aktardı. Kitabın birinci bölümünde, turizmde temel kavramlara açıklık getirilerek turizm endüstrisinin genel yapısı hakkında bilgi verildiğini, turizm endüstrisinin alt segmentlerini oluşturan konaklama, seyahat, yiyecek-içecek, ulaştırma, rekreasyon işletmeciliği üzerinde açıklamalar yer aldığını kaydeden Prof. Dr. Akbaba, ikinci bölümde ise turizm işletmeciliği sektörünü yakından ilgilendiren yönetsel konulara değinildiğini belirtti.

    “İşletmeciler için iyi bir rehber”

    Prof. Dr. Akbaba, “Hem işletmeciler için iyi bir rehber, hem de akademik çalışmalar için referans bir eser özelliği taşıyan kitabımız öğrencilerimiz için de dört dörtlük bir bilgi kaynağı. Değerli akademisyenlerimiz uzun uğraşları neticesinde bu eseri oluşturdu. Kitabın hazırlık, yazım ve basım aşamasında emeği geçen herkese katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Ayrıca kitabın fikir aşamasından basım aşamasına kadar tüm süreçlerde görev alan ve özveri ile çalışan Dr. Simge Kömürcü ve Araş. Gör. Özgür Sarıbaş’a emekleri için teşekkür ediyoruz.” dedi.

    “2023 yılı hedefi: 50 milyon turist”

    Turizmin Türkiye'nin yaşamsal önem taşıyan cari açığını azaltacak kritik önemdeki sektörlerden birisi olarak ön plana çıktığını da belirten Prof. Dr. Akbaba, bu alanda yapılacak bilimsel katkıların büyük önem taşıdığını kaydetti. Prof.Dr. Akbaba fakülte olarak ihtiyaç duyulan diğer konular hakkında çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Prof. Dr. Akbaba, “Turizmin, ülkemiz milli geliri içerisindeki %12 payı ve istihdamdaki %8,2 payıyla, turizm sektörünün ne denli önem taşıdığı anlaşılabilmektedir. 2023 yılı hedefi olarak belirlenen 50 milyon turist ve 50 milyar ABD Doları turizm geliri sektörün ülkemiz açısından önemini perçinleyen rakamlardır. Turizmin kısa dönemli krizlerle kesintilere uğramakla birlikte sürekli bir büyüme gösterdiği ve bu büyümenin uzun dönemde de devam edeceği gözlenmektedir.” diye konuştu.

  • İKÇÜ AKADEMİK AÇILIŞINI BAKAN ELVAN YAPTI

    BAKAN ELVAN’DAN İKÇÜ’YE SOSYAL TESİS ÖDENEĞİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2017 - 2018 akademik yılı, Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan'ın katılımıyla açıldı.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı açılışı Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk anıtına çelenk konulması ile başladı. Ana Yerleşkede gerçekleştirilen resmi tören ise Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç’ın ev sahipliğinde Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

    Açılış törenine İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İKÇÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan, Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Beril Dedeoğlu, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan, Sayıştay Baş Denetçisi Fatih Yiğitbaşı, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademisyenler, idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    “İKÇÜ’NÜN GURULANDIRAN TABLOSU”

    İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç yaptığı açış konuşmasında fiziki altyapı ve teknik donanımlar açısından kurulma süreci devam eden İKÇÜ’nün gururlandıran başarılara imza attığını kaydetti. Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Tüm üniversiteler arası akademik teşvik sıralamasında on dokuzuncu, Mimarlık Mühendislik Fakülteleri arası sıralamada birinci sıradayız. URAP yaptığı 2000 yılından sonra kurulan üniversitelerin akademik performans sıralamasında 77 üniversite içinde üçüncü sıradayız. YÖK’ün ilk defa başlattığı uluslararası proje desteğini aldık. TÜBİTAK destekli ampütasyon derecesine göre ayarlanabilir elektronik destekli protez el projesi, Horizon 2020 kapsamında Airbus firmasının dahil olduğu havacılık teknolojisi ile ilgili proje paydaşlığı, en küçük omurgalı balık olan nano balığın keşfi, impactı yüksek iki ayrı dergide kapak olan makalelerimiz, Kalkınma Bakanlığımız tarafından desteklenen merkez laboratuvarımız ile bölge üniversiteleri ve sanayisine hizmet vermekteyiz. “dedi.

    “ÖNEMLİ SORUNLARIMIZ DA VAR”

    Bu kadar önemli bir seviye gelirken bazı altyapı ve mali sorunlara da işaret eden Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Önemli sorunlarımızdan biri; idari personel ve hizmetli personel sorunumuz. 3000 öğrenciye hizmet verdiğimiz kadro ile şu an 12600 öğrenciye hizmet vermeye çalışıyoruz. Yasal olarak tanımlanan ve hastane tarafından ödenmesi gereken Bilimsel araştırma projeleri desteğimiz kesilmiş durumdadır. BAP bütçeleri ile finanse edilmeye çalışılan ve sağlık eğitiminde çok ciddi destek sağlayacak olan simülasyon merkezi ve sanal hastane projemiz yarım kalmıştır. Bir diğer önemli sorunumuzda Sağlık Bakanlığı ile olan ortaklaşa kullanımdan kaynaklanan sorunlarımız. Bu konuda sağlık alanında yapmak istediğimiz pek çok çalışma temel olarak hizmeti esas alan bakanlık uygulamaları ile örtüşmeyince ilerleme kaydedemiyoruz. Ortaklaşa kullanım ekonomik olarak mantıklı gibi gözükse de sahadaki uygulamaları akademik mantıkla örtüşmemektedir.” diye konuştu.

    “GİRİŞİMCİ VE İNOVATİF BİR ARAŞTIRMA SÜRECİNDEYİZ”

    İKÇÜ’nün farklılaşan girişimci ve inovatif bir araştırma sürecinde “enerji”, “biyomedikal ve özgün sağlık araştırmaları” ve “şehirleşme” olmak üzere üç alana odaklandığını,  en önemli hedeflerinden birinin de her türlü organ, doku ve hücre naklinin yapılabildiği bir dal hastanesi altında adeta insan yedek parçası üretebilecek bir biyoteknoloji mükemmeliyet merkezi kurmak olduğunu vurgulayan Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Sosyal bilimlerimizin daha etkin hale gelebilmesi ve özellikle her yönü ile bölgesel politikalar üretebilecek düzeye ulaşması için bir Balkan Enstitüsü kurulması da hedeflenmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ısrarla vurguladığı sanayide, teknolojide, sanatta ve düşüncede yerlileşmek ve millileşmek en temel vizyonumuzdur. ”dedi.

    “GENÇLERİMİZE GÜVENİMİZ TAM”

    Mesele ülke menfaatleri olduğunda kalan her şeyi teferruat bildiklerini de belirten Rektör Prof.Dr.Tokaç, “Başta FETÖ olmak üzere her tür terör örgütü ile mücadele ana ilkemizdir. Çeşitli gerekçeler ile oluşturulmak istenen olumsuz algılardan kurtulmak için de bildiğimiz en iyi şeyi yapacağız. Çok çalışacağız. Yaklaşık 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yeni bir haykırış ile tekrar tarih sahnesine döndüğümüz bu sahnede, 15 Temmuz’da olduğu gibi zaman zaman ayağımıza pranga vurulmaya çalışılsa da, bu engelleri aşmış Türkiye halkı olarak hak ettiğimiz yeri alacağız. Bu yer alışın değerli gençlerimizin de azim ve çalışmasına bağlı olarak kısa sürede gerçekleşeceğine inanıyorum. “ şeklinde konuştu.

    Öğrenciler adına konuklara seslenen Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Hoyladı da, üniversitede öğrencilerle ilgili bazı eksiklerin tamamlanmadığını, kampüs ortamında sosyal kültürel ortamların arttırmasını istedi.

    “İKÇÜ’DE OKUMAK AYRICALIKTIR”

    Konuşmasına Yahya Kemal'in 'kökü geçmişte olan geleceğim' sözüyle başlayan Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan ise İKÇÜ’nün genç olmasına rağmen kökü geçmişte olan önemli ilim kuruluşlarından biri olduğunu vurguladı. Bakan Elvan, “Kâtip Çelebi sadece bilim adamı değil, coğrafyacı değil, tek başına bir üniversitedir. Eserlerini okuyanlar tek başına bir üniversiteden mezun olmaktan daha fazla birikim sahibi olurlar. Sizler büyük âlimin mirasçıları olarak adını ondan alan üniversiteden hayata hazırlanıyorsunuz. Kâtip Çelebiyi tanımak biri ayrıcalıktır. Okumak ayrıcalıktır, izinden gitmek ayrıcalıktır. " dedi.

    "SOSYAL ALANDA EKSİKLER TAMAMLANSIN"

    İKÇÜ'ye de kuruluşundan bu yana önemli destek verdiklerini belirten Bakan Elvan, "İKÇÜ'nün kuruluşundan bu yana yatırım ödenekleri önemli ölçüde arttı. 2017'de 201 milyon TL. Üniversitemizin kuruluşundan bu yana birçok yatırım projesi tamamlandı ve öğrencilerin hizmetine açıldı. Kongre merkezi, kütüphane ve derslik gibi birçok bölüm tamamlandı. Ama özellikle sosyal alana yönelik bazı eksikliklerimiz var. Bakanlık olarak destek vereceğiz. O eksikleri bir an önce tamamlayalım. Öğrencilerin hizmetine bu öğretim yılında sunalım. " diye konuştu.

    Öğrenci Konseyi Başkanı'nın sosyal tesisi isteğiyle ilgili olarak ödenek çıkartıp gerekli adımlarını hemen atılması talimatını veren Bakan Elvan, "Gençlerimize yetişmiş insan gücene milletimize güveniyoruz. Ülkemizin dört bir yanı sorun odağı var. Bir yandan terörle bir yandan coğrafyadaki gelişmelerle ilgili bir olduğumuz müddetçe bunları hepsini aşacak güçteyiz. Bilime daha fazla önem vereceğiz. Biz iş dünyamıza öğretim üyelerimize güveniyoruz. Hele hele girişimci ruhu güçlü olan öğrencilerimize güveniyoruz" dedi.


    "YÜKSEKÖĞRETİMDE OKULLAŞMA ORANI 2017'DE YÜZDE 58!E YÜKSELDİ"


    Türkiye’de bir çalışanın saatte 39 dolar ürettiğini anlatan Bakan Elvan, “OCD ülkelerinde bu rakam 51 dolar, AB ülkelerinde ise 53 dolar. İnsan gücü niteliği mutlaka artmalı. Bu konu bizim de gündemimizde ve üzerinde çalışıyoruz. İş gücü verimliliğinin gelişmiş ülkelere yakınlaşması, eğitim seviyesini ve kaliteyi arttırmaya yönelik politikalara bütüncül bakılması önem arz ediyor. Yükseköğretimden mezun olanların sayısı, dünya nüfus artış hızının üzerinde. Tam 5 katı. Üniversitelerin yükseköğretime olan yoğun talebi karşılaması dışında, topluma fayda sağlayan araştırmalar yapmak ve bu doğrultuda hizmetler üretmek, ihtiyaç duyulan insan gücü yetiştirmek, teknoloji üretmek gibi görevleri var. 10’uncu kalkınma planında yer verdiğimiz üzere, ’Nitelikli insan, güçlü toplum’ ekseninde kalkınma yaklaşımının hayata geçirilmesi, temel önceliğimizdir. Toplumun tüm ihtiyaçlarına duyarlı, ürettiği bilgiyi ürüne, teknolojiye, hizmete dönüştüren, akademik ve idari açıdan esnek, rekabetçi bir yükseköğrenim sistemine ulaşılmalıdır” diye konuştu. Son yıllarda artan üniversite sayısına dikkat çeken Bakan Elvan, “2006 yılından itibaren yaklaşık 200 devlet ve vakıf üniversitesi kuruldu. 2002’de yüzde 19 olan yükseköğretimde okullaşma oranı, 2017’de yüzde 58’e yükseldi. Üniversitelere tahsis edilen yatırım ödenekleri de arttırıldı. Reel rakamlarla 2002 yılında 2 milyar TL olan yatırım ödeneği, 2017’de 5,2 milyar TL’ye ulaştı. Yükseköğretimde kalite konusu ağırlık kazanmaya başladı. Araştırma üniversiteleri ihtisaslaşma programı hayata geçirildi. 10 araştırma üniversitesi belirlendi. Belirlenen üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün arttırılması ve güçlü araştırmacılar yetiştirerek, ülkenin kalkınmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.” dedi.

    "İHTİSASLAŞMAYI ÖNEMLİ HEDEF OLARAK GÖRÜYORUZ"

    Üniversitelerin önemli hedefinin bulunduğu bölgenin ekonomik, sosyal kalkınmasını sağlayan kurumlar olması gerektiğini de anlatan Bakan Elvan, "Bölgesinde ön plana çıkan sektörleri ülkemizde sayılı bir konuma yükselten kurumlar olabilir. Bölgesinde yaşanan sorunlara çözüm üreten kurumlar olabilir. İhtisaslaşmayı önemli hedef olarak görüyoruz. 2018 - 2020 orta vadeli programı açıkladık. Yurt içinde tasarrufları arttırmak, sanayide yapısal dönüşümü sağlamak, uluslararası piyasalarda rekabetçi hale gelmeyi temel önceliklerimiz haline getirdik. İş ve iş gücü arasındaki beceri uyumu da üzerinde çalışacağımız alanlardan biri. Üniversitelerin ihtisaslaşmasını, kaliteyi arttırmaya yönelik planları orta vadeli plana ekledik" dedi.

    "BEN REKTÖR OLSAM"

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, üniversite müfredatlarının iş dünyasının talebi doğrultusunda hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, "Ben bir üniversitenin rektörü olsam, araştırma ve geliştirme çok önemli ama üniversiteden mezun olan öğrencilerin yüzde kaçını işe yerleştirebiliyoruz? Buna bakardım" dedi.

    Zaman zaman yurt dışında çok değişik programlara katıldığını aktaran Bakan Lütfi Elvan, "25-30 yaşında çok sayıda genci görüyorum. Ne iş yaptıklarını, nereye gittiklerini sorduğumda, dünyanın dört yanına ihracat yaptıklarını görüyoruz. Girişimci ruhu bu kadar yüksek, arzulu ve ülkenin gelişmesini isteyen gençlik, başka bir ülkede olamaz. Bizler sizlerle gurur duyuyoruz. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki önemli olan kendinizi geliştirmeniz. Ben İngilizce öğrenmek için radyodan, kısa dalgadan İngilizce haber kanallarını dinlerdim ve onları teybe kaydeder, o teypten defalarca, onlarca kez dinlerdim. Ama bugün dünya sizlere açık. Her türlü bilgiye ulaşabilme imkânı var. Bir taraftan iş dünyası nitelikli insan ararken ve bulamazken, diğer taraftan da işsiz gençlerimizi görüyoruz" şeklinde konuştu.

    "Organize Sanayi Bölgesi'ni ziyaret ediyorum. En önemli sorun işçi bulamamak" diyen Bakan Elvan, "Nitelikli vasıfta eleman bulamamak. Üniversiteden mühendis olarak mezun oluyor ama maalesef mühendis olarak değerlendiremiyoruz. Bizim ihtiyacımızı giderecek vasıflarda değil. Bunu söylüyorlar. Diğer taraftan da iş arayan mühendis var. Demek ki burada problem var. İş ile iş gücü arasındaki uyumu sağlamamız lazım. Üniversitelerin müfredatı, iş dünyasının talebi doğrultusunda hazırlanmalı. Ben bir üniversitenin rektörü olsam, araştırma ve geliştirme çok önemli ama üniversitemden mezun olan öğrencilerin yüzde kaçını işe yerleştirebiliyoruz, yüzde kaçını işveren genç girişimci yapabiliyorum? Buna da bakardım. En önemli kriter de bu olurdu diye düşünüyorum" dedi.

    Konuşmaların ardından Prof. Dr. Tokaç, Bakan Elvan'a günün anısına hediyeler sundu. Ayrıca Bakan Elvan öğrencilere aşure dağıttı.

    Akademik yılı açılışı, akademik biniş giydirme töreni ve başarılı öğrencilere hediye takdimi ile devam etti. Tören sonunda, Bağlamada Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarından Hüseyin Koçak ve Erdoğan Erken, Kabak Kemanede Merih Kaya, Ritim Sazda Hakan Bayru, Gitarda Fırat ÜnPiyanoda İKÇÜ Öğretim Görevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin eşlik Ettiği, TRT Türk Halk Müziği Sanatçısı Muazzez Özacar’ın verdiği konser ilgiyle takip edildi.

    Doçent kadrosundan Profesör kadrosuna yükselen öğretim üyeleri

    Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden Prof. Dr. Cem Özdoğan

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden;

     Prof. Dr. Akif Tabak

    Prof. Dr. Mehmet Bülent Uludağ

    Tıp Fakültesinden;

    Prof. Dr. Aliye Tosun

    Prof. Dr. Meltem Kuruş

    Prof. Dr. Ayşe Berna Anıl

    Prof. Dr. Yüksel Küçükzeybek

    Prof. Dr. Yusuf Cem Kaplan

    Yardımcı Doçent kadrosundan Doçent kadrosuna yükselen öğretim üyeleri

    Tıp Fakültesinden;

    Doç. Dr. Dilek Solmaz

    Doç. Dr. Mustafa Durğun

    Diş Hekimliği Fakültesinden

    Doç. Dr. Ender Akan

    Doç. Dr. Mehmet Sağlam

    Doç. Dr. Serhat Köseoğlu

    Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden;

    Doç.Dr. Halil Saim Parladır

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden;

    Doç.Dr. Neslihan Demirtaş Milz

    Yardımcı Doçent kadrosuna atanan öğretim üyeleri

    Tıp Fakültesinden Yrd.Doç. Dr. Kübra Erdoğan

    Diş Hekimliği Fakültesinden Yrd.Doç. Dr. Burçin Akan

    İslami İlimler Fakültesinden Yrd.Doç. Dr.Eyup Akşit

    Su Ürünleri Fakültesinden Yrd.Doç. Dr. Fikret Öndes

    Eczacılık Fakültesinden Yrd.Doç. Dr.  Halil Koyu

    Mühendislik Fakültesinden;

    Yrd.Doç.Dr. Barış Bıdıklı

    Yrd.Doç.Dr. Sıla Övgü Korkut Uysal

    Yrd. Doç.Dr. Umut Ceyhan

    Yrd.Doç.Dr. Volkan Kılıç

    İKÇÜ’ye bölüm bazında en yüksek puanla yerleşen öğrenciler

    Psikoloji Bölümü Öğrencisi Emre Ateş

    Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencisi Tugay Ersöz

    Sosyoloji Bölümü Öğrencisi Şeyma Nur Karakaya

    Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğrencisi Varlık Taş

    Medya ve İletişim Bölümü Öğrencisi Zeynep Ergin

    Tarih Bölümü Öğrencisi Mustafa Kamçı

    Felsefe Bölümü Öğrencisi Burcu Çelik

    İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Doğan Tosun

    Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Sümeyra Arslan

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Selman Aydın

    Harita Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Zeynep Bayındır

    İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Ayberk Gülüm

    Makine Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Utku Baran Gülhan

    Malzeme Bilimi Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Ayberk Kara

    Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Ayşe Tomurcuk

    Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Nazende Sargın

    Tıp Fakültesi Öğrencisi Ayşe Yüzgül

    Diş Hekimliği Fakültesi İngilizce Programı Öğrencisi Nurhayat Başka ve Türkçe Programı Öğrencisi Kutay Kerem Köktürk

    Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğrencisi, Hande Çamlıöz

    Hemşirelik Bölümü Öğrencisi, Gizem Gücü

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğrencisi Tuğba Kurum

    Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğrencisi Emirhan Aktepe

    Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğrencisi Berkan Yılmaz

    Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencisi Atakan Kamalı

    İşletme Bölümü Öğrencisi Olgu Serbest

    Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Helin Güler

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisi Arzu Ulusoy

    İktisat Bölümü Öğrencisi Çetin Zengin

    Maliye Bölümü Öğrencisi Eda İmece

    Su Ürünleri Fakültesi Öğrencisi İbrahim Halil Ablak,

    Fizyoterapi Bölümü Öğrencisi Sabire Belma Subaşı

    Ağız Diş Sağlığı Bölümü Öğrencisi Gizem Yeliz Yücel

    İlk ve Acil Yardım Bölümü Öğrencisi Ayşe Karataş

    Yaşlı Bakımı Bölümü Öğrencisi Ceyda Varol

     

     

  • İKÇÜ ECZACILIK FAKÜLTESİNİ GURURLANDIRAN ÖDÜL

    İKÇÜ ECZACILIK FAKÜLTESİNİ GURURLANDIRAN ÖDÜL

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi’nden gelen ödülün gururunu yaşadı.

    Akademinin 2017 Yılı Teşvik Ödülü’ne layık görülen, Dünya Eczacılık Günü’nde Ankara’da düzenlenen törenle ödülünü alan, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. Seda Nur Topkaya, sevincini fakültesiyle paylaştı.

    Elektrokimyasal biyosensörler üzerinde yurtdışında Harvard Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü gibi saygın üniversitelerde çalışmalar yapan Yrd. Doç.Dr. Topkaya, 10 yıldır yürüttüğü araştırmalara gelen ödülün gururunu yaşadığını söyledi.

    Dünya üzerinde en çok bilimsel araştırmaların yapıldığı alanlardan birinin biyosensörler olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç.Dr. Topkaya, çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırdığını söyledi.

    “Biyosensörler ile hastalıklara dakikalık teşhis”

    Yakın bir süreçte biyosensörler sayesinde, en basit şekilde hastanın kendi kan değerlerini ölçebileceğini, bu değerlerin de anında hekiminin cep telefonuna ulaşabileceğini aktaran Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “ Ben de şu an tamamen elektronik temelli elektrokimyasal yöntemlerle birleştirdiğim biyosensörlere yoğunlaştım. Bu alana ilk başladığımda, hastanelerde ekonomik kitlerle yapılan analizler bir gün sürüyorsa; bunu bir dakikaya indiren sistemleri bulmaya çalışıyordum. Şimdi bunun bir üst aşamasına çıkıp çip kullanarak, hastanın kanından bir damla ile belirli hastalıkların algılanabileceği sistemlere yöneldim. Dünyayla eş zamanlı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.” dedi.

    “Sonuçlarınız anında hekimin cep telefonunda”

    Bilim insanlarının geliştireceği biyosensörler sayesinde basit testlerin artık hastaneye gidilmeden evde yapılabileceğini söyleyen Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “ Bu çipler cep telefonuna entegre edilecek. Bir aplikasyon sayesinde de ölçtüğünüz şey, telefonunuzdan hekimin telefonuna gidecek. Hekiminiz tüm verileri günlük olarak takip edebilecek.” diye konuştu.

    “Bakanlık da altyapı çalışmalarına başladı”

    Sağlık Bakanlığının da bu alandaki sistemlerini oluşturmaya başladığına dikkat çeken Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “Burada bizlere büyük görev düşüyor. Bu süreçte bilim insanları bu sistemi kuracak, mühendisler de ara yüzü oluşturacak. Herkes ayrı ayrı alanlarında çalışmalarına çoktan başladı.” dedi.

    “Yapay doku, ilaç araştırmalarımızı kolaylaştırdı”

    Yapay doku üzerinde ilaç çalışmaları da yürüttüğünü ifade eden Yrd. Doç.Dr. Topkaya, bilim dünyasının doku mühendisliğinde önemli bir aşamaya geldiğini söyledi. Hasarlı bir organın dokularının laboratuvar ortamında yeniden oluşturulduğunu belirten Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “Araştırmacı, çip üzerinde hasarlı bir organın dokusunu rahatlıkla oluşturabiliyor. Biz de bu çipi satın alarak bir nevi istediğiniz organın dokusuna sahip oluyoruz. Elimizde dokuyu taklit eden biyomateryalimiz oluyor. Geliştirilen ilaçları da bu doku üzerinde denemiş oluyoruz. Hem hayvanlar denek olarak araştırılmalarda kullanılmıyor hem de maliyet azaltılıyor. Etik olarak doğru bulmadığımı belirterek; bilindiği üzere ilaç çalışmalarında denek olarak hayvanlar kullanılmaktadır. Artık dünyada birçok ülkede de bu konuya yasaklar getirildi. Ama insanlar için geliştirdiğimiz ilaçları denemek de zorundayız. İşte doku mühendisliği burada devreye giriyor. Oluşturulan bu dokular üzerinden ilaç denemelerini kolaylıkla sonuçlandırabiliyoruz.” şekilde konuştu.

    “Desteğe devam”

    İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tijen Kaya Temiz ise Yrd. Doç.Dr. Topkaya’nın çalışmalarına destek olmaya devam edeceklerini belirtti. Prof.Dr. Tijen Kaya Temiz, “Yeni kurulan bir fakülte olarak öğretim üyelerimizin kazandığı başarılar bizlere gurur veriyor. Fakülte olarak bilim dünyasına katkı sunmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllar da daha başarılı yerlere geleceğimize olan inancımız tam” dedi.

    ÖDÜL HAKKINDA

    Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi tarafından 2005 yılından beri dağıtılan, eczacılık bilimleri alanında araştırma yapan veya bu alanların mensubu olan bilim insanlarının seçkin araştırma, çalışma ve hizmetlerini değerlendirmek, üstün niteliklerini onayarak kamuoyuna duyurmak ve bir teşvik unsuru olmak üzere veriliyor.
    Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi, bilimin evrensel değerleri ışığında ve etik ilkeler çerçevesinde insan ve toplum sağlığını ilgilendiren eczacılık ve ilaç ile ilişkili tüm konularda çağdaş eğitim ve araştırma faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak, toplum sağlığının ilaçla kesiştiği her noktada toplum sağlığı için etkili politikalar geliştirmek, Türkiye’de ilaç ve eczacılık alanında yeni ufuklar açmak ve özellikle ilaç AR-GE faaliyetleri bağlamında bunları uygulamaya sokabilmek amacıyla faaliyet gösteriyor.

     

  • İKÇÜ’lü akademisyenden protez el başarısı

    Dünya protez pazarına bir Türk İmzası

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yalçın İşler, dünyada ABD ve İngiltere çıkışlı patentli protez el pazarına, ‘yüzde yüz yerli el protez’ tasarımını sunmaya hazırlanıyor. 

     Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) desteğini alan protez el, dünyada bir ilke imza atarak İngiltere ve ABD firmalarının yer aldığı pazara bir Türk Firması olarak girmiş olacak.

    "Ampütasyon Derecesine Göre Ayarlanabilir Elektronik Kontrollü Protez El Tasarımı" başlıklı projesi, TÜBİTAK’ın 1512 Girişimcilik Aşamalı Destek (BIGG) Programı kapsamında 140 bin TL bütçe ile desteklenmeye hak kazanan Yrd. Doç. Dr. İşler, Ege Üniversitesi Teknokent’i içerisinde, İSLERYA Medikal ve Bilişim Teknolojileri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi üzerinden çalışmalarına başladı. 

    İKÇÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yalçın İşler, 2013 yılından bu yana üzerinde çalıştığı, piyasada bulunan ürünlere nazaran daha düşük maliyetli, kişinin organ kaybı durumuna göre ayarlanabilen protez eli, 2018 yılının ilk yarısında piyasaya çıkabilecek teknik donanıma hazır hale getireceğini söyledi.  "Dünyada patentli protez el olarak satılan üç ürün var. Bu üç ürünün yanına yüzde yüz yerli fikir ile patentleyebileceğimiz bir ürün ortaya koyduk. " diyen Yrd. Doç. Dr. İşler, 2019 itibariyle bu protezi piyasaya sürmeyi planladığının müjdesini verdi. 

    “Senede yüz bin protez el ihtiyacı”

    Türkiye'deki senelik protez el ihtiyacının yüz binlerin üzerinde olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. İşler, dar gelirli vatandaşların, maddi imkânsızlıklar yüzünden fonksiyonelliği yetersiz olan alt teknolojideki ürünleri kullanmak zorunda kaldığını söyledi. 

    Yrd. Doç. Dr. İşler, "Sadece gazi vatandaşlarımızın ihtiyacının yüzde yüz oranda ödemesi yapılıyor. İş kazası veya hastalık sebebiyle elini kaybeden vatandaşlarımızın belli miktarda ödemesi yapılıyor. SGK'nın ödediği bir destek üst sınırı var. Bu hastalar, daha çok alt teknolojideki protez elleri alabiliyor. Bu ürünlerin piyasa fiyatı 150-160 bin TL'ye kadar çıkmakta. Dolayısıyla ihtiyaç sahibi vatandaşımız, 100 bin TL gibi ek bir ödemeyle üst teknoloji bir proteze sahip olabiliyor. Biz ürünümüzü SGK'nın ödeme limitlerinin altında kalacağı ama kaliteden ödün vermeden orta segmentte, üst kalitede bir ürün olarak tasarlıyoruz. " dedi. 

    “Proteze ödenen milyonlarca dolar ülkemizde kalacak”

    Yerli üretim sayesinde milyonlarca dolar ithalatın önüne geçileceğini de vurgulayan Yrd. Doç. Dr. İşler, " Üretimin tamamı Türkiye'de yapılacak. Tabii bazı parçalarını yurt dışından temin edeceğiz. Tasarladığımız el işlevsellik anlamında üst segmentte yer alan bir ürün olacak. Parçaların arızası söz konusu olduğunda da bazı parçalar 3D Teknolojisiyle evde basılabilir bir kolaylıkta olacak. Ülkemizde 3D yazıcıların yaygınlaşmasıyla markette bile parçası çoğaltılabilecek. Bu da yurt dışına parça gönderilip bekleme aşamasını da engelleyecek. Öte yandan 10 yılda parça arızalarına ödenen para ürünün kendine ödenen miktar kadar olabilmektedir. " şeklinde konuştu. 

    “Gündelik hayatı kolaylaştıran bir protez”

    Ürünle ilgili üretim bandı kurulması halinde T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5 milyon TL, KOSGEB'in de 800 bin TL'ye kadar hibe destekleri sağladığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. İşler, protez elin işlevselliği hakkında bilgi de verdi. Yabancı üretim protez bir elin, 90 kg'lık bir ağırlığı kaldırabildiğini ancak böyle üst teknolojiye çıkmanın kişi için bir fonksiyonelliğinin olmadığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. İşler, "10 kg'lık bir ağırlığın kaldırılması bile gündelik hayatta kişinin hayatını kolaylaştırması için fazlasıyla yeterlidir. Bizim ürünümüzün bu işlevsellikte olacak. " dedi. 

    “İstihdama da katkı”

    Prototipin üretilmesinin hemen ardından oluşturulacak üretim bandı ile ilk etapta yıllık bin adet üretim kapasitesine ulaşma hedefinde olduklarını belirten Yrd. Doç. Dr. İşler, "Bu rakam da üretim tesisinde onlarca kişinin istihdamı demek. Ulusal pazarda önemli oranda söz sahibi olan bir Türk Firması da destek olacaklarını söyledi. Projeye özgü ekipmanlar ve proje çalışanlarının maaşları TÜBİTAK tarafından destekleniyor. Aslında bir bakıma mali riskin büyük kısmı TÜBİTAK tarafından üstlenilmiş oluyor. Proje kapsamında desteklenmeyen bazı gider kalemlerini ise İSLERYA Medikal ve Bilişim Teknolojileri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi öz sermayesi ile karşılamayı hedefliyorum. Hayallerimizde dünya pazarında söz sahibi olabileceğimiz satış rakamlarına ve pazar payına sahip olabilmek. Eski Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Galip Akhan'ın teşvikleriyle projelerimize başlamıştık. Bu anlamda kendisine, ilgisi ve desteği için yeni Rektörümüz Prof.Dr.Mehmet Tokaç’a ve üniversitemize minnet borçluyuz. " dedi. 

     

  • İKÇÜ İLK 3’E GİRMEYİ BAŞARDI

    İKÇÜ İLK 3’E GİRMEYİ BAŞARDI

    2009 yılında kurulan, 2010 yılından bu yana ise sadece Türk üniversitelerini değil, Dünya üniversitelerini akademik performans açısından değerlendiren University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarı, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteleri, akademik başarılarını esas alarak sıraladı. 2010 yılında İzmir’in 4. devlet üniversitesi olarak kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, bu tabloda 74 üniversiteyi geride bırakarak, 3. sıraya yerleşti. URAP 2017-2018 Türkiye sıralamasında, Clarivate Analytics/InCites ile YÖK’ün yayınladığı veriler kullanıldı. Sıralama sisteminin temel hedefi; üniversitelerin akademik performanslarını, diğer üniversitelerle karşılaştırabilmelerine yardımcı olmak.

    URAP Türkiye 2017-2018 sıralamasında bu yıl, etki değeri yüksek olan dergilerdeki makaleler (üst %75’lik dilim) sıralamaya dahil edildi. Böylece ilgili alanlarda etkinlikleri bakımından önde gelen dergilerde yapılan yayınlara odaklanılarak sıralamada yayın kalitesinin öne çıkarılması hedeflendi. Beş yıllık toplam doküman göstergesinde ise daha önceki sıralamalarda olduğu gibi, her üniversitenin tüm makale ve tüm diğer dokümanları değerlendirmeye dahil edildi.

    http://tr.urapcenter.org/2017/2017_t2.php

     

     

     

  • REKTÖR TOKAÇ’TAN ÖĞRENCİLERE AŞURE İKRAMI

    REKTÖR TOKAÇ’TAN ÖĞRENCİLERE AŞURE İKRAMI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, geleneksel hale getirdiği aşure ikramını bu yıl da sürdürdü.

    Bolluk, bereket, hoşgörü, paylaşım ve şükran nişanesi olan aşure günü nedeniyle kampüste aşure ikramı gerçekleştirildi.

    Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından organize edilen aşure ikramına, Rektör Prof. Dr. Mehmet Tokaç, Genel Sekreter V. Nurettin Memur, SKS Daire Başkanı Akif Savaş, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

    Öğrencilere kepçe ile dev kazandan aşure ikram eden Rektör Prof.Dr. Tokaç, "Aşure bizim için sadece bir tatlı değil, verdiği önemli mesajlar vardır.” dedi. Prof.Dr. Tokaç, bu tür etkinliklerin birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinde önemli bir yeri olduğuna dikkat çekti.

    Prof.Dr. Tokaç,  “Aşure, birliktir, beraberliktir, yardımlaşmaktır. Farklılıkların ortak fayda ve amaç için bir araya geldiğinde, büyük başarıların elde edilmesinin mümkün olmasıdır. Aşure, bunun sembolüdür. İKÇÜ olarak sadece eğitim veren üniversite değiliz. Aynı zamanda sosyalleşmeye, kültürel değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarımına da önem veriyoruz. Amacımız, burada aramızdaki sevgi, dostluk, kardeşlik bağlarını güçlendirmek ve pekiştirmektir. Muharrem ayı münasebetiyle dağıttığımız aşurenin hayırlara vesile olmasını diliyorum. " şeklinde konuştu.

     

     

     

  • “İKÇÜ’YE HOŞ GELDİNİZ”

    “İKÇÜ’YE HOŞ GELDİNİZ”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığınca düzenlenen 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı Oryantasyon Programı tamamlandı.

    Yeni kayıt yaptıran öğrencilerin akademik ve sosyal hayata kolay uyum sağlamaları için kampüs hayatı, sportif faaliyetler, öğrenci toplulukları, psikolojik danışma ve rehberlik imkânları, ders programları, spor tesisleri, ERASMUS ve MEVLANA gibi değişim programları, ulaşım, yemek, kafeterya, kütüphane, yönetmelikler, yönergeler ve genel kurallar hakkında daire başkanlıkları ve şube müdürlükleri tarafından sunumlar yapıldı.

    İKÇÜ Müzik Topluluğu ve Salon Dansları Topluluğu öğrencilerinin sunduğu müzik ve dans gösterileriyle coşan gençler hem eğlendi hem de üniversite hayatına dair önemli bilgiler edindi.

    Öğrencilerin yoğun olarak katılım gösterdiği ve iki gün süren Oryantasyon Programını, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, SKS Daire Başkanı Akif Savaş, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mustafa Kaya, Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can,  Spor Birimi Şube Müdürü Yasin Demirel,  Beslenme Hizmetleri ile Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik birimleri Şube Müdürü Servet Kankaya takip etti.

    “Sorumluluğunuz büyük”

    Etkin ve verimli bir eğitim ve öğretim yılı temennisiyle İKÇÜ’nün yeni üyelerine seslenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, çok çetin bir rekabet ortamından başarıyla geçerek üniversite öğrencisi olan gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.

    Prof. Dr. Gökçe, “Sizlerin bu aşamadan sonraki sorumluluğunuz daha büyük. Bu sorumluluk sadece bireysel bir sorumluluk değil. Öğrenim göreceğiniz bölümün diplomasını alarak, meslek edinmekten ibaret bir sorumluluk da değil. Üzerinizde büyük emekleri olan ailelerinize, milletimize, devletimize, tarihi coğrafyamızın belirlediği gönül coğrafyamıza ve tüm insanlığa karşı daha büyük bir sorumluluk üstlenmiş bulunuyorsunuz. Hissettiğinizden emin olduğum bu sorumluluğun gereğini yerine getireceğinize olan güvenimiz tamdır.” diye konuştu.

    “Akademik danışmanlarınızın tecrübelerinden yararlanın” 

     “Hepiniz artık İKÇÜ’nün birer ferdisiniz” diyen Prof. Dr. Gökçe, gençlerden üniversitede aldıkları eğitimin yanında sosyal ve kültürel alanlarda da kendilerini geliştirmelerini istedi. Prof. Dr. Gökçe, “ Sosyal programlarda geçireceğiniz zaman zarfında, İKÇÜ’nün sağladığı üniversite ikliminde yetişerek; donanımlı, genç, dinamik ve heyecanlı bireyler olarak iş hayatına atılacaksınız. Sizden sonraki kuşaklara da birer rol model olacaksınız. Eğitim hayatınız boyunca sizlere rehberlik edecek olan akademik danışmanlarınızı zorlayınız. Onların tecrübelerinden yararlanınız. Onlara daha fazla danışınız. Kariyer planlamalarınızı onlarla birlikte yürütünüz. Her birinizin aynı zamanda girişimci bir ruhla mezun olmanızı istiyoruz. Mezuniyet sonrasında sadece iş arayan değil istihdam sağlayan genç girişimciler olmanızı arzuluyoruz” dedi.

    “Kâtip Çelebi’yi örnek alın”

    İKÇÜ’nün adını aldığı dünyaca ünlü bilim insanı Kâtip Çelebi’ye de vurgu yapan Prof. Dr.Gökçe, “Üniversitemizin adını aldığı Kâtip Çelebi, kısa ömrüne sığdırdığı eserlerle  ünü dünyaya taşan değerli bilim insanı Kâtip Çelebi’ nasıl ki; 17 yüzyıldan 21. yüzyıla yayılan bir ışık saçıyorsa, adı bir üniversitede yaşatılıyorsa; sizler de bu üniversitesinin adını taşıyan gençler olarak;  O’nun gibi sadece bu yüzyılda değil sonraki yüzyıllarda da anılacak kadar önemli araştırmalara imza atabilirsiniz” diye konuştu.

    “Sizler bizim renklerimizsiniz”

    Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Akif Savaş da üniversite hayatının eğitimin yanında sosyal ve kültürel gelişim anlamında gençlere önemli bilgiler kattığını söyledi. Savaş, “Çok yönlü bireyler yetiştirmenin amaçlandığı üniversitemizde kültür, spor ve sanat etkinliklerine de ağırlık verilmektedir. Düzenlenen her etkinlik, üniversite hayatının renkleridir. Sizler de bu renklerin birer parçası olacaksınız. Hepinizden gerçekleştirilen etkinliklere katkıda bulunmanızı istiyoruz. Çünkü bu üniversite sizin. Katılımcı olduğunuz her konferans, söyleşi, konser, topluluk, spor kulübü yine sizlerin sosyo-kültürel hayatına geri dönecektir. İlme, bilime, araştırmaya, incelemeye talip olun.  Aydınlık geleceğin iyi bir donanıma sahip olmaktan geçtiğini, dolayısıyla bu mekânları ve zamanları fırsat bilip en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğini unutmayınız.” şeklinde konuştu.

    Oryantasyon Programı, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mustafa Kaya, Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can,  Spor Birimi Şube Müdürü Yasin Demirel,  Beslenme Hizmetleri ile Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik birimleri Şube Müdürü Servet Kankaya ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü, Dış İlişkiler Koordinatörlüğü’nden gelen akademisyenler ve idari personeller tarafından verilen eğitimlerle devam etti.

    Öğrenci Toplulukları başkanları ise geçtiğimiz dönemlerde yaptıkları faaliyetleri özetlerken; İKÇÜ’ye yeni katılan öğrencileri topluluklarda faal olmaya çağırdı. İKÇÜ Fuaye Alanında kurulan öğrenci topluluklarına ait stantları gezen öğrenciler, her topluluğun üyesinden merak ettikleri konular hakkında bilgi edinme şansı elde etti.

     

  • “KAPALI YÖNTEM”E USTALAR AÇIKLIK GETİRDİ

    “KAPALI YÖNTEM”E USTALAR AÇIKLIK GETİRDİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nde bundan bir yıl önce kapalı (laparoskopik) yöntemle ameliyatları başlatan Doç. Dr. Yiğit Akın ve ekibi, bu kez genç meslektaşlarını yetiştirmek için kolları sıvadı. Çiğli Ana Yerleşkede düzenlenen “Temel Ürolojik Laparoskopi ve Üro-Teknoloji Eğitim Kursu”nda farklı hastanelerde asistanlık ve uzmanlık yapan hekimler, işi ustalarından öğrenme fırsatı buldu. Genç hekimlere önce kapalı yöntemle ameliyatın artılarını anlatan ekip, daha sonra tıbbi cihazlar üzerinde pratik yaptırdı. Kurs başkanlığını İKÇÜ Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Yılmaz’ın üstlendiği eğitim programının açılışına, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç da katıldı. Farklı hastanelerden alanında uzman hekimlerin bilgilerini paylaştığı kurs, genç hekimler tarafından ilgiyle takip edildi.

    BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK

    Kurs Koordinatörü Doç. Dr. Yiğit Akın, gerçekleştirilen eğitimin, İKÇÜ ve Üroloji Ana Bilim Dalı için bir ilk niteliğinde olduğunu, son zamanlarda çok revaçta olan, doktorların öğrenmek için yurt dışına gidip ciddi bedeller ödedikleri laparoskopik ürolojik ameliyatların ilk basamağının, burada genç hekimlere öğretildiğini söyledi. Meslektaşlarının bu yöntemi özümsemeleri için öncelikle laparoskopik yöntemin teorik olarak avantajlarını iyi bilmeleri gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Akın, kısa dönemli kurslara katılmalarının ve bu cerrahi yöntemi sayıca fazla uygulayan merkezlerde canlı ameliyatları izlemelerinin faydalı olacağını sözlerine ekledi.

     

    “AZ KANAMA, AZ AĞRI”

    Kapalı yöntemle ameliyatın klasik yöntemle operasyona göre çok daha avantajlı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Yiğit Akın, hem kanamanın, hem de ağrının bu yöntem sayesinde yüksek oranda azaltıldığını ifade etti. Vücut bütünlüğüne en az derecede zarar vermesi açısından da artıları olan yöntem, günlük hayata hızlı dönüşü sağladığı gibi, geride iz bırakmadığı için kozmetik olarak da tercih sebebi. Ancak bu yöntemin kullanılamadığı durumlar da var. İleri derecede kalp hastalıkları, ileri derecede solunum yetmezliği, karın zarı iltihapları, karındaki kitlenin 10-15 cm çaptan büyük olması, damarsal dolaşım bozuklukları, bilinen kan pıhtılaşmasına ileri derecede yatkınlıklar, laparoskopik yöntemin uygulanmasına engel teşkil edebiliyor. Tüm bu olumsuz durumların dışında kapalı yöntem, cerrahların günlük pratiğinde önemli bir yere sahip. Böbrek kanserlerinde, çalışmayan böbreklerin alınmasında, böbrek çıkış darlığında, böbrek üstü bezi (adrenal bez) operasyonlarında, prostat kanserinde ve idrar yolu taş hastalıklarında kapalı yöntem, hem hekimlerin, hem de hastaların yüzünü güldürüyor.

     

     

     

  • İKÇÜ’DE BAYRAK DEĞİŞİMİ

    İKÇÜ’DE BAYRAK DEĞİŞİMİ

    2010 yılında kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin kurucu Rektörü Prof. Dr. Galip AKHAN, görevi İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ’a devretti. Geçtiğimiz günlerde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na (YÖK) istifasını veren Prof. Dr. AKHAN’ın yerine, Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ vekâleten görevlendirildi.  Üniversitenin kurulduğu tarihten itibaren Rektörlük görevini yürüten Prof. Dr. AKHAN görevini, senato üyeleri, rektör yardımcıları, danışmanları ve dekanların katıldığı bir törenle, meslektaşı Prof. Dr. TOKAÇ’a devretti.

    “BU ÜNİVERSİTENİN SAHİBİ BURADA ÇALIŞANLAR”

    Prof. Dr. AKHAN devir teslim töreninde şu ifadelere yer verdi; “Yedi yıl içinde hep beraber güzel işler yaptık. Sıradan bir üniversite olmasın, farklı bir üniversite olsun istedim. Nitelikli bir üniversite olsun diye çalıştık hep beraber. Şu an orta büyüklükte bir üniversite haline geldik; 850 öğretim üyemiz var, 13 fakültenin dokuzu aktif olarak çalışıyor, başarı notlarımız çok iyi, Kalite Denetleme Kurulu’ndan başarıyla geçtik, akademik performansta Türkiye’nin 19. sırasındayız, öğrenci anketlerinde çok iyi bir yerdeyiz. Buraya gelmek hepimizin gayreti ile oldu. Bu üniversitenin sahibi burada çalışanlar. Bugüne kadar iyi bir mesafe aldığımıza inanıyorum. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu bir nöbet değişimi, ben bu nöbeti sevdiğim saydığım bir arkadaşım Mehmet Hoca’ma devrediyorum. Öğretim üyesi olarak çalışmalarıma devam edeceğim. İnşallah bundan sonra da bu üniversitede, emeğim, katkım olacaktır.”

    “YOL GÖSTERİCİMİZ OLACAK”

    Kurucu Rektör Prof. Dr. AKHAN’dan görevi devralan Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ ise “Bu üniversitenin her gram toprağında alın teri olan Galip Hoca’mız bizimle beraber ve biz birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Hocamız her zaman bizim yol göstericimiz olacak. Bir adım daha ileri götürebilirsek ne mutlu bize. Hocamıza bundan sonraki yaşamında da başarılar diliyoruz. Hocamız bizim her zaman hocamızdır.” dedi.  

     

    Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ kimdir?

    23 Mayıs 1960 tarihinde İzmir’de doğdu. 1977-1982 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji  Bölümü, 1982-1988 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1993-1997 yılları arasında  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalında Tıpta Uzmanlık eğitimini tamamladı. 1999 yılında  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına Yardımcı Doçent olarak atandı. 2004 yılında aynı  üniversitede Doçentlik kadrosuna atanan Mehmet TOKAÇ, 2010 yılında Profesör oldu.

    2012 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına Profesör olarak atandı.  2014 yılında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına Profesör olarak atandı. 5  Mayıs 2017 tarihinde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olarak atandı.

     

  • İKÇÜ’den huzur dolu bayram temennisi

    İKÇÜ’den huzur dolu bayram temennisi

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Ailesi, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi. 10 günlük bayram tatili nedeniyle erken gerçekleştirilen tören, Rektörlük Makamında yapıldı.

    Rektör Prof.Dr. Galip Akhan’ın ev sahipliğini yaptığı bayramlaşmada, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. İbrahim Kocabaş, Prof.Dr. Turan Gökçe, Dekanlar, Genel Sekreter Nurettin Memur, çalışanların tek tek elini sıkarak bayramlarını kutladı. 

    Fakültelerden gelen akademisyenler ve idari personeller de birlik ve beraberlik temennisiyle bayramlaştı.

    Huzur dolu bir bayram…

    Bayramların kardeşliğin, dostluğun, iyiliğin merhametin tazelendiği günler olduğunu ifade eden Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, “Ülkemizin içinde bulunduğu durumda, birlik ve beraberlik duygularına sımsıkı sarılarak daha güçlü bir bayram geçirmeliyiz.

    Üniversitemizde görev yapan tüm akademik ve idari personelimizin, değerli ailelerinin, sevgili öğrencilerimiz ile değerli ailelerinin Kurban Bayramı’nı kutlarız. Sevinçte olduğu gibi üzüntüde de yekvücut olduğumuz bu günlerde, milletimizin birlik ve beraberliği uğrunda eşsiz fedakârlıklarda bulunan aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz. İKÇÜ Ailesi olarak bayramın insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesi temennisini paylaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

     

  • “İKÇÜ’DEN TERCİHLERDE  YÜZDE 100'LÜK BAŞARI”

    İZMİR BİRİNCİSİ, TÜRKİYE ALTINCISI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, ÖSYM tarafından ilan edilen 2017 ÖSYS sonuçları, kontenjan ve yerleşen öğrencilere ait sayısal bilgiler tablosuna göre doluluk oranı bakımından İzmir birincisi oldu. İzmir´in yeni nesil devlet üniversitesi İKÇÜ, Türkiye genelindeki üniversiteler arasındaki kontenjan doluluk oranı sıralamasında ise altıncı sırada yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı.

    “Yüzde yüz doluluk oranı”

    İKÇÜ kontenjanlara göre yerleşen öğrenci sayılarında yüzde yüz doluluk oranını yakaladı. Ulusal ve uluslararası akademik başarılarıyla dikkat çeken İKÇÜ, üniversiteli olmak isteyen gençlerin gözdesi olduğunu 2017 ÖSYS sonuçları ile bir kez daha tescilledi. Buna göre 31 lisans, 4 ön lisans, toplam 35 programda, okul birincileri kontenjanları da dâhil olmak üzere 2043 öğrenci İKÇÜ’ye yerleşti.

    “Bu gurur hepimizin”

    Yedinci yılında, Türkiye’nin saygın üniversiteleri arasında yer alan İKÇÜ adına açıklama yapan Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, bu gururu yaşamalarına vesile olan öğrencilere teşekkürlerini iletti.  İKÇÜ’nün uluslararası standartlarda, öğrenci odaklı eğitim felsefesiyle kısa zamanda başarılı bir yol katettiğini kaydeden Rektör Prof.Dr. Akhan, “ “Bu gururu bizlere yaşatan yeni öğrencilerimize ve bu başarıda katkısı bulunan mevcut öğrencilerimiz ile akademik, idari tüm kadromuza teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çok çalışmak başarının anahtarıdır. Gençlerimiz çok çalışarak üniversiteli oldular. İKÇÜ ailesi olarak bizler de çok çalışarak emeklerimizin karşılığını görmekten oldukça mutluyuz.” Dedi.

    “Aramıza hoş geldiniz”

    Genç İKÇÜ’lülere üniversite hayatlarında başarılar dileyen Prof.Dr. Akhan, İKÇÜ’nün genç bir aile olduğunu, bu aileye her yıl başarılı genç beyinleri katmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.






Başa Dön